Açık Defter Yönetimi

Açık Defter Yönetimi

Bu alışılmadık fikir, şirket hesaplarının çalışanların istedikleri zaman ulaşabilecekleri şekilde tamamen şeffaf olmasının ve aynı zamanda onların bütün finansal tabloyu anlayabilecekleri şekilde eğitilmelerinin, şirketleri çok daha verimli kılacağı anlayışına dayanır. Geleneksel olarak, sadece bir avuç süt düzey yönetici, şirketlerinin para kazanıp kazanamamasından kendilerini sorumlu hissetmeye koşullandırılmıştır. Açık defter yönetim tarzı bu hissiyatın organizasyon içindeki herkese yaygınlaştırılmasını amaçlar.

Kendisini bu fikrin yaratıcısı ilan eden John Cash’e göre, “Eğer çalışanlar, sadece kalite, verimlilik veya bunlara benzer tek bir performans değişkenine dikkat etmeyi bırakıp, kendilerini üst düzey yöneticiler gibi şirketin genel başarısından sorumlu hissederlerse, şirketlerin durumu daha iyiye gider.” Böylece, genellikle yeni yükselmekte olan yöneticilere bir ödül olarak sunulan kâr-zarar tablosu sorumluluğu ve baskısı, bütün şirket çalışanlarına yaygınlaştırılmış oldu. Açık defter yönetim anlayışında herkesin belli bir ölçüde kâr-zarar sorumluluğu taşıdığı düşüncesi vardır.

 Açık defter yönetim tarzı, ailelerin, evle ilgili faturaların ergen çocuklarının da görebileceği bir şekilde orta yerde bırakılması ve belki de böylece kendi telefon faturalarının neredeyse bir Karayipler tatili kadar tuttuğunu görerek daha farklı ekonomik tercihler yapacakları yönündeki (çoğunlukla beyhude) umutlarıyla aynı mantıksal zemine dayanır. Bir şirktin açık defter uygulamasından beklediği fayda, çalışanların gerçek durumu bilmelerinden ve kendilerinin bu bilgiyi yanlış yönde kullanmayacakları konusunda kendilerine güven duyulmasının onlara vereceği ilave motivasyondan kaynaklanır. Buradaki tehlike, şirketin yaşamsal bilgilerinin rakiplerin. Buradaki tehlike, şirketin yaşamsal bilgilerinin rakiplerin eline geçmesi ve eğer işler gerçekten kötüyse bunun çalışanlar üzerinde olumsuz bir motivasyona yol açmasıdır. Bunun ötesinde, çok az çalışan kendi maaş bilgilerinin ağızdan ağza dolaşmasından hoşlanır.

Inc. Dergisinden gazeteci John Case’in bu fikrin yaratıcısı olduğunu iddia etmesine karşın, bu düşünceyi uygulamaya öncülük yapan Springfield ReManufacturing şirketidir. Bu şirket 1983’te bütün hesaplarını çalışanlarına açtı ve bu deneyimi şirketin başkanı Jack Stack’in yazdığı The Great Game of Business (İş Denen Büyük Oyun) adlı kitapta belgeledi. Her 15 günde bir çarşamba günü, 35-40 Springfield çalışanı U şeklinde bir masa etrafında toplanırlar ve şirketin finans direktöründen mali durum hakkında sunum alırlar. Departmanlar da finansal sonuçlarını bu toplantıya sunarlar. Bu uygulamanın, şirket çalışanlarının ücretli elemandan çok işadamı gibi hareket etmelerini sağladığı söylenir.

 Pek çok şirket, açık defter yönetimini iç girişimcilik yaratma çabalarının parçası yapmıştır. Ayrıca bu yöntem, şirket performansına dayalı ücret sistemiyle bağlantılı olarak da kullanılmıştır. Hatta bir şirket sahibi, çalışanları şirketin kâr-zarar tablosu üzerine sınava çekip doğru yanıtlayanları anında 50 dolar primle ödüllendirdi.

Dünyanın en büyük basımevi R.R. Donnelley açık defter yönetim tazını uygulamaya kalktığında, beklentilerini karşılayamayacağını fark etti. Oysa Case, yüzün üzerinde Amerikan şirketinin defterlerini açarak şu veya bu ölçüde kâr artışı sağladığını saptadığını iddia etmektedir. Ancak o bile, açık defter yönetiminin gerektirdiği kültür değişikliği için en az dört yıla ihtiyaç olduğunu itiraf etmiştir.