Gereksinimler Hiyerarşisi

Gereksinimler Hiyerarşisi

Gereksinimler hiyerarşisi teorisi, sanayi çalışanları arasında en büyük etkiyi yaratan antropolojist Abraham Maslow’la birlikte anılır. Bu insanların nasıl motive olduklarıyla ilgili bir teoridir.

Maslow ilk olarak 1943’te Psychological Review’da (“A Theory of Human Motivation”(Bir İnsan Motivasyonu Kuramı) başlıklı) bir makale olarak yayımlanan teorisinde insan ihtiyaçlarının beş farklı kategoriye ayrılabileceği önerisini ortaya attı. Öncelikle aşağı kategorilerdeki gereksinimler karşılanmalıydı ki, üst kategorilerdeki ihtiyaçlar insanı motive edebilsin. Bu şu anlama geliyordu: Açlık çeken bir piyanist Mozart gibi çalmaya motive edilemez ve öğle yemeği tatili olmayan bir çalışan öğleden sonra öğlen tatil yapmış birine göre deha az verimli olur. Bu teoriyi doğuran, insan motivasyonunun karmaşıklığını dikkate almayan klasik ekonominin yöneticiler için yeterince aydınlatıcı olmamasıdır. Maslow ihtiyaçları beş kategoriye ayırır:

·         Fizyolojik gereksinimler: Açlık, susuzluk, seks ve uyku. Bu alandaki ihtiyaçları yiyecek ve içecek üreticileri, ayrıca genelevler ve tütün üreticileri karşılar.

·         Güvenlik gereksinimleri: İş güvenliği, zarar görmekten korunma ve riskten uzak durma. Bu seviyede yönelimi sigorta, alarm ve banka hesaplarına doğrudur.

·         Sosyal gereksinimler: Aile ve arkadaş sıcaklığı. Bu gibi ihtiyaçlar düğün törenleri, şık restoranlarda yemekler ve iletişimle karşılanır.

·         Saygı gereksinimleri (ego ihtiyaçları diye de adlandırılır): Özsaygı ve başarı duygusu gibi iç ihtiyaçlar ve statü ve takdir edilme gibi dış ihtiyaçlar olarak ikiye ayrılır. Bu alana odaklanan sektörler spor endüstrisi ve özel etkinlikli tatil endüstrisidir.

·         Kendini gerçekleştirme: Maslow tarafından tanımlandığı gibi” Mutlu olmak için müzisyen müzik yapmalı, ressam resim çizmeli ve şair, şiir yazmalıdır. İnsan ne olabiliyorsa onu olmalıdır. Bu ihtiyaca biz kendini gerçekleştirme diğer ihtiyaç seviyelerinden en azından bir önemli noktada farklıdır. Hiçbir zaman tükenmez ve hiçbir zaman tam olarak karşılanamaz. Shakespeare’in söylediği gibi “tıpkı iştahın, beslendikçe artması gibi.”

Bir insanın hiyerarşideki pozisyonu sürekli olarak oynar ve tek bir hareket değişik seviyelerdeki birkaç ihtiyacı giderebilir. Yani bir arkadaşla bir barda alınan bir içki hem susuzluğu giderebilir hem de arkadaş ihtiyacını karşılayabilir (birinci ve üçüncü seviyeler). Tek bir endüstri değişik seviyelerdeki ihtiyaçları karşılamayı amaçlayabilir. Örneğin: Bir otel birinci seviye ihtiyacını karşılamak üzere yiyecek verebilir, yakındaki bir restoran ise üçüncü seviye ihtiyacını karşılar ve ilginç bölgelere düzenlenen özel haftasonu turları da beşinci seviye ihtiyaçlarını karşılayabilir.

Hiyerarşi mutlak değildir. Bir insanın yaşadığı genel çevreden etkilenir. Örneğin, işyerinde karşılanan sosyal ihtiyaçlar kültüre göre farklılık gösterebilir. Japonya’da şirket bir erkek için aidiyet duygusu kaynağı olabilir ( oysa bir kadın için böyle olmayabilir); hele Batı’da hiç de öyle değildir.

Peter Drucker ihtiyaçlar hiyerarşisine katılmıyordu. Bu konuda şöyle yazdı:

Maslow’un göremediği, ihtiyaçların doygunlaşmayla birlikte değiştiğidir… bir ihtiyaç doygunluğa yaklaştığında ödüllendirme kapasitesi ve teşvik olma gücü hızla azalır. Ancak caydırma, tatminsizlik yaratma ve yıldırma kapasitesi hızla artar.

NLS (Non-linear System) isimli California’lı bir şirket Maslow’un ilk müritlerinden biri olarak ortaya çıktı.1960’ların başlarında bu şirket motivasyonu artırmak için montaj hattını kaldırdı ve onun yerine altı yedi işçiden oluşan üretim grupları oluşturdu. Her bir takım üretim sürecinin tümünden sorumluydu ve tamamen kendi zevklerine göre düzenlenmiş iş ortamlarında çalışıyorlardı. Bunun dışında pek çok yeni buluş (giriş kartlarının kaldırılması gibi) şirkette devrim etkisi yarattı. Kârlılık ve verimlik olağanüstü arttı. Ancak Maslow sonuçlarla ilgili hâlâ şüphedeydi. O, görüşlerinin çok kolayca bir ilahi gerçek gibi kabullenildiğini ve geçerliliklerinin yeterince sınanmadığını düşünüyordu.