İşbirliği Temelli Üretim Modeli

          Girişimcilik kavramı 2019 yılına girmeden önce yapılan üretim tabanlı bir yaklaşımla değiştirilmiş ve üretime önem verileceğinin ilk sinyalleri verilmiştir. Özellikle üreticiye yönelik olarak yapılan teşvik ve destek oranları, 50.000 TL’den 360.000 TL’ye kadar artırılarak oldukça radikal ilk adım atılmıştır. Üretim tabanlı yaklaşım, ülkemizin kısa vadede 2023, orta ve uzun vadede ise 2053 ve 2071 milli hedefleri için oldukça önemli bir gelişmedir. Bu hedefler doğrultusunda yapılan ikinci adım ise, KOBİ’lerin kendi aralarında yapacakları işbirliği temeline dayanmaktadır. Böylece, üretimin odak noktası olması daha hissedilir hale gelmiştir.

           2019 yılı Ocak ayında, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Sayın VARAK tarafından yapılan bir açıklama ile 1.500.000 TL olan işbirliği desteği, teknoloji seviyesi de dikkate alındığında 10.000.000 TL’ye kadar çıkarılarak üretim temelli yaklaşımın hayata dönüştürüldüğü gösterilmiştir. İşbirliği kelimesi, farklı teknoloji seviyesindeki KOBİ’lerin bir araya gelerek ortak üretim yapması temeline dayanmaktadır. Dolayısı ile üretim kavramı sadece bir KOBİ’nin gücü ile değil değişik imkan ve kabiliyete sahip diğer KOBİ’lerin de yardımı ile daha güçlü hale getirilmiştir.

           Son dönemlerde yapılan anlaşmalar ve ticari ilişkiler incelendiğinde, bireysel üretim ve kar temeline dayanan geleneksel üretim anlayışı yavaş yavaş terk edilmeye başlanarak yerini değişik teknolojik seviyelere sahip firmaların gücü oranında bir araya gelerek sinerji yaratıldığı görülmektedir. Dünyanın en gelişmiş 5’inci nesil savaş uçağı olan F-35, hali hazırda 9 ülkenin ortak üretimi olan bir üründür. Bu tip bir uygulama, her bir ülkenin yeni bilgiler öğrenmesi ve ülkesinin kalkınmasına, gelişmesine ve ilerlemesine olanak sağlamaktadır. Tüm dünyanın bu gibi işbirliklerine gitmesi, firmalar bazında da benzer bir uygulamanın zorunluluğunu doğurmuştur. Çağını yakalamak ve üretim kapasitesini artırmak için atılan bu adım, KOBİ’ler için oldukça önemli bir fırsattır. Bu süreç, iyi analiz edilip değerlendirildiğinde, halk tabiri ile “kendi yağında kavrulan” KOBİ’ler için daha fazla üretmek ve “yerelden küresele” doğru büyümek anlamına gelmektedir.   

           İşbirliği kavramında, işbirliğine giren taraflar için en önemli husus, inisiyatif yetkilerindeki kısıtlanmadır. Karar alma süreçlerinde %100 karar yetkisi, işbirliği ortamlarında hisseleri oranına kadar düşmektedir. Ancak, bireysel enerjinin grup enerjisi ile sinerjiye dönüşmesi, üretimi artırması, teknoloji transfer etmesi gibi pozitif katkıları, inisiyatif yetkisindeki düşüşe oranla daha fazla kazanç getirmektedir. Ayrıca, firmaların sorumluluk duygularının gelişmesi ve işbirliği ile kendisine verilen görevleri zamanında ve en iyi şekilde yapma yönünde ortaya koyacakları irade ise firmalara daha kurumsal bir görünüm kazandıracaktır.

           İşbirliği temelinde ortaya konulan üretim modeli, KOBİ’lerin yerel bazda büyümesine, üretim kapasitesini kendi imkanlarından daha yüksek bir noktaya taşımasına, yerel bazdan ulusal düzeye giden yolda çok önemli bir yapı taşını vizyonu istikametinde önüne koymasına fırsat veren çok önemli bir uygulamadır. Bu nedenle, büyümek isteyen ve ulusal ekonomiye katma değeri daha yüksek ürünler üreterek katkı sağlamayı hedefleyen KOBİ’ler için çok önemli bir fırsattır.

Detaylar için KOBİ TRATEJİ tarafından yapılan www.isbirligidestekprogrami.com adresini ziyaret edebilirsiniz.