Günlük ticari hayat akışı içerisinde yapılan hukuki işlemlerde kimi zaman göz ardı edilen, ancak hukuki işlemin geçerliliği açısından son derece önemli olan hususlardan birisi, şirketlerde ve tüzel kişiliklerde temsil yetkisini gözetmektir.

 

Bir şirketin gerçekleştirdiği hukuki işlem ve eylemlerin geçerli olabilmesi için bu işlemlerin, şirketin temsil yetkisini hâiz kişiler tarafından gerçekleştirilmesi zorunludur. Aksi halde işlemin geçersizliğinden söz edilebilecektir. Bu da hukuki işlemin tarafları açısından hak kayıplarına ve kimi zaman cezaî anlamda sorumluluklara neden olmaktadır.

 

Bu hususta günlük hayatta en sık karşılaşılan somut anlaşmazlıklardan birisi de, şirket ve diğer tüzel kişileri borçlandıran bono ve çek düzenlemek gibi hukuki işlemlerde temsil yetkisine dikkat edilmemesi sonucu ortaya çıkmaktadır. Sıkça karşılaşılan uygulamada, şirketlerin düzenlemiş olduğu bono ve çekler, genellikle şirketin muhasebe bölümünden imzalı ve kaşeli şekilde hazır vaziyette alınmaktadır. Dolayısıyla imzalanmış hazır vaziyette teslim edilen bu kıymetli evrakın şirket yetkilisi tarafından düzenlenip düzenlenmediği araştırılmadan güven esasına dayalı olarak hukuki ilişkiler devam etmektedir. Ancak kimi zaman, bu bono veya çekler vadesinde ödenmediği zaman icra takibine konu edildiğinde şirketi temsile yetkili kişinin imzası bulunmadığı şeklinde itiraza konu olmakta, bunun sonucunda da bu kambiyo senetleri iptal edilmektedir. Ayrıca bunun dışında bu evrakı icra takibine koyan alacaklı hakkında cezaî soruşturma ve dava süreci de söz konusu olmaktadır.